KritiklerÖne Çıkan

The Halo Effect – Days of the Lost Albüm İncelemesi

Nuclear Blast Records – 2022-  İsveç

Ve nihayet beklenen an geldi !! 90’larda İsveç melodik death metal’in altın çağlarında büyümüş biri olarak duyurulduğu günden beri merakla beklediğim albüm nihayet geldi. Ve karşınızda The Halo Effect- Days of the Lost !!

In-Flames’in eski zamanlarını inkar edercesine ruhsuz bir nu-metal çakmasına dönüşmesinden sonra kurucu üyeler lan Jesper, Peter Iwers, Daniel Svensson gruptan bir bir ayrılmaya başlamışlardı. Bence bu kaçınılmaz bir olaydı ama In-Flames gibi zamanında metal dünyasın en yaratıcı ve önemli bir oluşumun böyle yok olması tadımı kaçırıyordu. Hep keşke Jesper, Peter Iwers birleşip grup kursa da özlediğimiz müziğe kavuşsak diyordum. Böyle bir potansiyel hep vardı ama demekki bunun olması için dünyada bir pandemi olması , herkesin evlere kapanması gerekiyormuş. Pandemi dönemi Jesper, Peter Iwers gene In-Flames’de bulunmuş/bulunan/kurucu/kemik ekipten vokale Mikael Stanne(Dark Tranquility), davula Daniel Svensson ve gitara Niclas Engelin alıp The Halo Effect’in temellerini atmış.

Grup resmen hadi 90’lar Göteborg Melodik Death-Metal yapalım kafasında kurulmuş . İsmini Rush ın efsane “Clockwork Angel” albümünün 6.şarkısından alan grup açıkcası ilk duyurulduğunda eski usul İsveç Melodik Death-Metal sevenlere resmen umut ışığı olmuştu . Bir yanda da çok umutlanmamak gerek belkide tatmin etmez diye kendi kendimi frenlemeye çalışıyordum . Daha sonra grup Nuclear Blast ile anlaşıp, 2021 sonları ilk single “Shadowminds” ile karşımıza çıkınca işlerin nekadar büyük ve ciddi olduğunu hepimize götermiş oldular. Ama şunu da belirtmem gerek grup 90’lar Göteborg Melodik Death-Metal yapalım demişler ama ilk single“Shadowminds” ile gördük öyle HM-2 soundları yok daha rafine daha temiz soundlu , nasıl desem eski Dark Tranquility ve 2000’ler In-flames kafasında bir sound var ama bu bile heyecan verici çünkü cidden bunları özledik.

Daha sonra ikinci single “Feel What I Believe” giriş introsu resmen “in flames- embody the invisible” tadında olunca dedim bu grup tamamdır benim için.. Bomba gibi 2 single ve albüm duyurusu verdikten sonra turlamaya başlayan grup bu işi ciddiye aldıklarını grubun geleceği olduğunu da göstermiş oldular. Geçtiğimiz ay İstanbul’da da sahne alan grup Wacken 2022 başta olmak üzere büyük festivallerde çalıyor/çalmaya devam ediyor.

Gelelim albüme, 10 tane bomba gibi şarkı ile yaklaşık 41 dakika olan albümde sound temiz güçlü, besteler akılda kalıcı ve muazzam. Gateways, The Most Alone gibi damar şarkılar cidden 90’lar kafasıyla yazılmış işler. Mikael şarkılarda ikonik clean vokallerini de yer vermiş. Albümde yoğun klavye kullanımı dikkat çekiyor . Bu arada yaylılar introsu ile tüyleri diken diken eden “Last of our Kind” şarkısında vokalde Trivium’dan Matt Heafy konuk olmuş ve şarkı acaip hem atarlı hem damarlı .Hem Dark Tranquility hemde In-Flames tadında parçalar albümde bol ve doyamıyorsunuz. Ben açıkcası böyle bir oluşumdan sağlam işler bekliyordum da bukadar da olacağını tahmin edemedim.

“Bu tarzı sevenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken albüm olmuş.”

Bu arada değinmeden geçmek istemiyorum, The Halo efekti midir bilemiyorum ama In-Flames yayımladıkları son 2 single’da eskiye dönüş niteliğinde işlere imza attı. Bu oluşum onları gazamı getirdi bilemiyorum ama doğru yoldalar bence 🙂

9,5/10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu