KritiklerÖne Çıkan

Benediction – Scriptures Album Kritiği

Orta tempo death metal denince, akla gelen ilk gruplardan biridir Benediction! Napalm Death, Bolt Thrower ve Cancer ile birlikte 90'ların başında (Black Sabbath'nda memleketi olan) Birmingham'da kontürlerini çizdikleri karakteristik soundla hala geçmişin kötü bir karikatürü haline gelmeden kaliteli ürünler verebilmeleri harika bir şey.

Nuclear Blast Records – 2020 – Birleşik Krallık

Orta tempo death metal denince, akla gelen ilk gruplardan biridir Benediction! Napalm Death, Bolt Thrower
ve Cancer ile birlikte 90’ların başında (Black Sabbath’nda memleketi olan) Birmingham’da kontürlerini çizdikleri karakteristik soundla hala geçmişin kötü bir karikatürü haline gelmeden kaliteli ürünler verebilmeleri harika bir şey. Scriptures albüm incelemesine şöyle başlayalım.

Şimdi, böyle bir girizgah yaptığıma bakmayın, ben aslında 2008’de ciddi ciddi Benediction‘ın sonuna geldiğimizi düşünüyordum. Alarm zilleri, sadece harika bir vokalist olmakla kalmayıp iyi bir söz yazarı ve frontman de olan Dave Ingram’ın  Dave Hunt’ın gelmesiyle çalmaya başlamıştı. Anaal Nathrakh‘ın karambolünde çok belli olmuyor belki ama kanımca epey kabiliyetsiz bir arkadaş olan bu zatın görev süresinde ölüm metali çevrelerinde Benediction’ın itibarı da mütemadiyen aşağı doğru bir seyir izledi. Bu bağlamda “Killing Music” ile , manidar bir şekilde hakikaten grubun müzikal manada sonunun geldiğini düşünmüştüm. Yanılmam için 12 sene beklemem gerekiyormuş. Gerçi çok yanılmış da sayılmam zira grubu komadan çıkaran elektro şokun müsebbibi de bizzat Ingram’ın yuvaya dönüşü oldu. Scriptures bu anlamda şahane bir geri-dönüş albümü. Darren Daz Brookes ve Peter Rewinsky, nadastan sonraki tarla misali Grind Bastard’dan (1998) beri yazdıkları en iyi rifleri ortaya sermişler, basit ama sert ve groovy. Dave babanın ses telleri de ziyadesiyle formunda (Karl Willetts’in Memoriam’daki ö öksürüğe çeyrek kala performansına kıyasla mesela). Rabid Carnality gibi Transcend the Rubicon’a konsa sırıtmayacak derecede old school mühimmat barındırmakla birlikte albümün genel havası Grind Bastard’ın bıraktığı yerden devam niteliğinde. Nitekim Blight at the End adlı parçanın bir yerinde no Rubicons to now transcend  diyerek niyetin bit pazarına nur yağdırmak olmadığını da teslim ediyorlar.

Söylemeden geçemeyeceğim yegâne zayıflık ise süreyle alakalı. Albüm biraz uzun (47 dk-12 parça). Yani tarz itibariyle çok varyasyon vadedemezken, spotify jenerasyonunun oturup 47 dakika boyunca bu albümü dinleyeceğini düşünmek çok da mantıklı değil. Yine de bu, gerçek Benediction’ın gerçek geri dönüşü için kadehlerimiz kaldırmayacağımız anlamına gelmez.

8/10

Reklam ver

Bir Yorum

  1. Katılıyorum dönüş açısından Ingram ile daha iyi bir albüm oldu,promosyonu da iyi yapıldı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu