Çok Sıcak Bir Gün ! İnanamazsınız Aynı Unholy Hell Fire Reborn! O Derece!

Aşırı sıcak bir yaz günüydü. Tüm ülke ne kadar duş alırsa alsın (-mı acaba?- ) yine koltuk altı kokusunun fırtınasına teslim olmuştu. Herkes sıcaktan pastırma kıvamında olsa da, çok doğal gaz faturası ödemedikleri bu ulvi aylara yine de şükür ediyorlardı. Bu insanlar arasında şükretmeyen biri vardı… Hatta sıcak, soğuk, soğuk savaş, politika, ekonomik kriz vb. bir çok konuyla hiç alakası olmayan bu kişi War Metal Dayıdan (War derken Tom Araya gibi Waaaar! şeklinde çığlık atarak okumuyorsanız çok yanlış yapıyorsunuz!) başkası değildi. Nam-ı diğer War Dayı.

Beyoğlu Hamamı kadar sıcak ve leş bir öğle saati, Mecidiyeköy cehenneminin metrekareye 8 insan, 3 çocuk, 4 emekli teyze ve 2 kedinin düştüğü bir sokağında bulunan 50 yıllık apartmanın bodrum katındaki 66,6 m2’lik tüm duvarları siyaha boyanmış, mağara ve mahzen karışımı dairesinde (ya da mağarasında) War Dayı akşamdan kalmışlığını bira ve plaktan çaldığı duvar titreten Unholy True War Metal ile almaya çalışıyordu.

O akşam çok muhteşem bir konser vardı. Yıllardır taptığı True Cult Blasphemic Androgenic War Black Metal grubu şehrine geliyordu.

Ama kafasında çok ciddi bir soru vardı…

No Mosh-No Pogo!

1989 yılında ergen yeğeninin aşık olduğu Robert Kolej’li kızı tavlamak için gittiği bir punk konserine War Dayı da katılmak zorunda kalmıştı. Tam bir akraba işkencesiydi! O günü hatırlayan diğerleri için de çok üzücü bir gündü. Toplam 7 kolej punk’ını önünde pogo yaptıkları ve yeğenini sümük gibi yere yapıştırdıkları için baldırlarından bıçakla dürtmek zorunda kalmıştı…

O gün bu gündür War Dayı’yı tanıyanlar yanında pogo yapmayı bırakın, bulunduğu mekandan uzaklaşıyorlardı! Sorun şu ki artık kendisi bir dinozordu! Ya yine sümüklü poser ve ergenleri terbiye etmek zorunda kalırsam diye düşündü. Yapacak bir şey yoktu, Unholy War Metal’in dibi, dipçiği, kara şövalyesi ve göklerden gelen bir kararla kırbacı olmak zorundaydı!

Hava kararana kadar karanlık mağarasında War Metal dinleyip, bu çok ciddi sorun üzerine düşündü…

Her Şey İyi Başlamıştı Ama?

Hep takıldığı sokakta iki bira patlatırken yeğenleri de biralarını alarak yanına damlamışlardı. War Dayı poserların ne kadar iğrenç bir tür olduğu üzerine  verdiği iki saatlik nutuktan sonra konser başlamaya yakın yeğenlerini de alarak salonun yolunu tuttu…

Sahnede 30 yıl önce mektuplaştığı kült bir grup çalıyordu. Yaz turneleri için tekrar toplanmış gezerlerken, War Dayı’nın eski kankası Ekmek Arası Death Metal Abi Purodakşın tarafından şehre davet edilmişlerdi.

Sahne arkasından War Dayı’yı seyirciler arasında gören Ekmek Arası Death Metal Abi konsere gelen seyirciler içinde poserlar olduğunu bildiği için ciddi anlamda ürktü ama artık yapacak bir şey yoktu. Ufaktan backstage’e doğru yöneldi ve gözden kayboldu…

Dananın Kuyruğu… Poserlar !

Dışarının sıcağı içerinin sıcağı ile birleştiği, buharlı motorun icat edilebileceği bir atmosferde War Dayı elde göbekli Efes şişesini yudumlayarak ortalarda bir yerde yeğenleri ile beraber konseri izliyordu. Birden önündeki kalabalıkta bir grup poser olduğunu fark etti. Poser olmaları yetmiyormuş gibi, sahnede Hipnotik Blasphemic Cult War Metal grubu çalarken pogo yapıyorlardı. O da yetmiyormuş gibi Hardcore Gorilla dansa uzanan hareketler içerisindeydiler. Adeta çiftleşme dansı yapan goriller gibi dans ediyorlardı! War Dayı beyninden vurulmuşa döndü ve…

Samantha Fox ile Ölüm Metali

Ani bir flashback yaşadı!.. Bu anın çok benzerini daha önce yaşamıştı. 1989 yılında beraber sokakları terörize ettiği yeğenleri Mayhem Yusuf ve Butcher Berk ile aynı evde kalıyorlardı. War Dayı’larından habersiz, leş disko kızlarına ve Samantha Fox’a düşmüşlerdi. Kendisi evde olmadığı zamanlarda evin her yanına Samantha Fox posterleri asıp, Touch Me dinleyip kendilerine dokunuyorlardı. War Dayı’dan habersiz asitçi kızlara takılıp ortamlara akıyorlardı. Bir gün yine dışarıdaydı ve eve erken döndüğünde yeğenlerini disko müziğinde zıplarken yakalamıştı! Bir yandan zıplarken bir yandan kendilerine dokunuyorlardı!  İşte Unholy War Metal çalarken izlediği o iğrenç gorilla dansı, hayatından silmek istediği utanç dolu bu anıyı geri getirmişti…(ex-yeğenleri Mayhem Yusuf ve Butcher Berk ayrı bir hikayede konu olacaklar.)

Gözünden alevler saçıyordu… Onu artık kimse durduramazdı…

Doom, Death, Destruction!!!

War Metal Dayı Geliyor, Yapma Pogo; Yoksa Gider Hem Bacak Hemi de Popo !

Artık iş işten geçmişti. Poser-Slayer War Dayı savaş çığlıkları atarak yeğenlerine şöyle seslendi;  ‘No core! No pogo! No fun!”.

Ne olur ne olmaz, her zaman bacağına monteleyerek gezdiği emaneti AK-47’yi caaartt diye pantolonundan çıkardı. Poserları bir dipçikleyerek bir popolarından şişleyerek tek tek yere seriyordu. Adeta bir savaş makinesine dönüşmüştü. Poserlar nereye kaçacaklarını bilemiyor sahneye kaçıyorlardı. Grup elemanları Unholy Hellfire Dominion’u korur gibi monitör üzerinden poserları enstrümanları ile baltalayıp War Dayı ve Yeğenlerine geri sürüyorlardı.

21 azılı poserı popodan vuran War Dayı ve Yeğenleri, Emniyet Asayiş Şube ve TEM ortak operasyonu ile tutuklanmışlardı konser sonunda. ’’Al bunu al al, bunu da al al’’ komut ve nidaları eşliğinde tutuklanan War Dayı’ya uzatılan mikrofona “-Neden yaptınız?” sorusuna zafer sarhoşu bir şekilde

“-Waaaaaar uugghhh!” (Tom G. Warrior Baba gibi okuyunuz) diye bağırarak cevap vermişti.

İçeriden aldığımız duyumlara göre War Dayı, tutukluları mainstream Prison Hardcore’a karşı yeğenleri ile örgütlemiş, Diocletian eşliğinde yeraltı tüneli (yaşasın underground!) kazıyorlarmış.