War Metal Dayı bir gün ormanda War Cult Supremacy dinleyerek geziniyordu. Aslında ormanda gezinirken Immortal ya da Satyricon gibi doğaya saygılı kuzeyli grupları dinlemek daha doğru olabilirdi ama War Metal Dayı’nın damarlarından kan değil barut akıyordu. Birden ormanda tek olmadığını fark etti. Sürekli War Metal dinlediği için her an kavgaya hazırdı. Biraz daha aynı yöne doğru devam etti ki ne görsün!

Ormanda! Slipnat tişörtü ile hiç utanmadan bir genç geziyordu. War Metal Dayı bir kendine baktı bir gence baktı. Genç pırıl pırıldı. Saçlarından tenine kadar her şeyi pırıl pırıl. Sonra kendi pörsümüş vücuduna baktı. Kat kat olmuş alın çizgilerinin her biri ne maceralar anlatırdı ama kimin umurundaydı?

Biraz düşündükten sonra kendi kendine cevap verdi; BENİM UMURUMDA!!!

O sırada playlistten Of Feather and Bone çalmaya başladı. İyice gaza gelen War Metal Dayı bağırdı : Lan poser!

Slipnat çocuk hemen kendisinden bahsedildiğini anladı ve dönerek boş gözlerle W.M. Dayı’ ya baktı.

Dayı devam etti : Lan poser, biz bu civarda poserları sevmeyiz!

Slipnat çocuk hemen kendinden beklenen şekilde isyan etti : Sensiniz poser, slipnat gerçek metaldir diyecek oldu ki!!!!!

W.M.Dayı 666. uçan tekmesi ile çocuğun sırtına sağlam bir tekme geçirdi, postalın sertliği ile kendinden geçen slipnat çocuk ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Kendisi bugüne kadar hep süet ve tekstil ayakkabı giymişti, bu sırtındaki demir gibi etki bırakan ayakkabı da neyden yapılıyordu acaba?

Sipnatçı çocuk o darbe ile War Metal Dayı’nın aslında çok bilge biri olduğunu kavramış oldu. W.M. Dayı’ya onun çırağı olmak istediğini onun gibi postal giymek ve mermili kemer takmak istediğini söyledi.

War Metal Dayı şeytani bir gülümseme ile çocuğun talebini kabul etti. Daha sonra çocukla bir kanyonun başına gittiler. Slipnat çocuk burada evil pozlar verip fotoğraf çekileceklerini düşünüyordu, W.M. Dayı cebinden aypodunu çıkardı ve Dekapitator’den Release the Dogs‘u çalmaya başladı.

Slipnat çocuk müziğin trueluğu karşısında insanlığından utandı. Utanç içinde kahrolurken War Metal dayının postalının kuru otları ezerken çıkardığı sesin artık duyulmadığını fark etti. Tek başına bir dağın başında kalmıştı. Bununla birlikte çocukken annesinin elini bıraktığında kaybolduğunda yaşadığı travmasını tekrar yaşamaya başladı.

Bir anda dua etmeye başladı. Slipnat dinleyen birinin inançlı olmasına şaşmamak gerekirdi zaten. Panik atak yaşamaya başladı bir anda, cebinden ilacını bulmalıydı ki cebine ilacı yerine slipnat’ın bir CD’sini koyduğunu fark etti. Slipnat dinlemek uğruna canından olmak üzere olduğunu fark etti. Allah kahretsin dedi ve şöyle düşündü: ”Eğer slipnat yerine true bir grup dinleseydim muhtemelen kaset versiyonu olacaktı ve ben cebime hem kaset hem ilaç sığdırabilecektim ve ölmeyecektim.”

Anlatı : Sedat Çeker