İstanbul’un Extreme Metal ile ünlü Anadolu Yakasının en hararetli ve aktif semti Kadıköy’den Death Metal grubu DIABOLIZER ile kısa bir söyleşi yaptık. DIABOLIZER vokalisti Ali bizlere düşüncelerini aktardı.

  • Öncelikle Merhaba, “Diabolizer” olarak Corona’dan önce hatırladığım kadarıyla albüm için hazırlıkları tamamlamak üzereydiniz , bu süreç sizi nasıl etkiledi ? Artı olarak metal dünyasını yerli / yabancı olarak nasıl etkiledi , bu sürecin geleceğini nasıl ön görüyorsun?

Selamlar! Albüm kaydı vokal haricinde bitti. Vokallerin ne zaman kaydedilebileceği şu an biraz meçhul olmakla birlikte en yakın zamanda bu süreci noktalandırmak istiyoruz .Tam Ankara’da hem konser olacak, hem de akabinde vokal kaydını hallederiz derken hayatın tamamen askıya alınması nedeniyle epey bir gecikme yaşadığımızı söylemek mümkün. Geçtiğimiz aylarda başka konserlere çıkmak gibi düşüncelerimiz de vardı, ancak görünüşe göre böyle etkinlikler için en erken 2021’i düşünebileceğiz. Gerek Türkiye içindeki organizasyonlar, gerek yurt dışındaki festivaller ve konserler iptal edildi. Sadece biz değil, global ölçekte tüm metal piyasası son derece kötü etkilendi bu durumdan. Sürecin geleceğinde ise, en geç önümüzdeki yıl eski normal yaşantılarımıza dönmeyi ummaktan fazla bir öngörüde bulunamıyorum şu an.

  • Biraz geçmişe gidecek olursak, 2012 yılında Diabolizer’ı kurdunuz , fakat grup elemanlarının hepsinin farklı grupları bulunuyor. Diğer gruplardan farklı olarak sizi Diabolizer’a başlatan sebepler nelerdi ?

Diabolizer aslında Mustafa ile Aberrant‘ın, Engulfed çalışmaları esnasında, Engulfed‘dan farklılıklar içeren ve çizgisine tam oturmayan bazı fikirlerinin bir araya getirilip geliştirilmesi ve nihayetinde yeni bir proje haline gelmesiyle kurulmuş bir grup. 2012 başlarında, o dönem sık sık Aberrant‘ın evinde kaldığım dönemlerde bu projenin daha adı bile konmamış, en öncül bazı demolarını dinlerken, vokalleri yapma isteği ile dolduğumu hissetmiştim. Neyse ki kısa sürede bu istek gerçek oldu.

  • Önce “Shadows of Impending Decimation” ve 4 yıl sonra “Apokalypse” ,Diabolizer’in ilk zamanları hakkında neler söylemek istersin, bu kayıtlar ile birlikte bir çok konsere çıktınız. Diabolizer ile ilgili yeni hedefler neler olacak ?

Daha önce aktif olarak Death Metal vokalistliği tecrübem olmadığı için ilk başlarda gerçekten zorlandığımı itiraf etmeliyim. Ancak yeterli çalışmalarla birlikte bu alanda aşama kaydederek kendimi geliştirmeye çabaladım (aslında hala çabalıyorum, her zaman daha iyiyi hedeflemek gerekiyor). Daha önce başka gruplar ile gerek stüdyo gerek sahne deneyimleri yaşamış da olsam, Diabolizer‘da daha ilk günden itibaren kendini fark ettiren çok daha profesyonel bir yapı gördüm. Bu ciddiyet ve adanmışlık da beni kamçılayarak kendimi geliştirmemde çok faydalı oldu diyebilirim.

Geleceğe yönelik hedefler ise elbette daha fazla konser, daha fazla albüm çıkarmak ve bunları yaparken hep bir önceki ürünümüzden (kendi çizgimizi korumak şartıyla) daha iyi ve uç bir noktaya taşımak. Zaten bunları yapabildiğiniz vakit yurt dışı kapıları da açılıyor kendiliğinden.

  • “Apokalypse” EP’nizde 5 yeni parça ve ilk single parçalarının yeniden çalınması ile birlikte aslında albüm uzunluğuna yakın bir kayıda sahipsiniz, bu kayıt sizi ne kadar tatmin etti, ve gelen tepkiler hakkında konuşacak olursak ,bugüne kadar olan tepkilerden memnun musunuz ?

Açıkçası “Shadows…”‘da kullanılan şarkıların EP’ye eklenmesi fikri label’dan geldi. Biz de hayır demedik. Kayıttan genel olarak memnun kaldık diyebilirim. Her elemanın kafasında “aslında şu biraz daha iyi olabilirdi” diye düşündüğü bazı nüanslar vardır elbette, ancak hep söylediğim bir şey vardır ki, hiç bir ürün, bir grubu 100% memnun etmemelidir. Dinleyicinin fark etmediği, ancak grup elemanlarına batan ufak tefek şeyler muhakkak vardır. Ve bu bence gerekli bir şeydir, çünkü katıksız tatmin hissi yaşayan bir grup, artık daha ileri gitme arzusunu yitirir.

  • Birazda grubun geleceği hakkında konuşalım, yeni albümün ismi ve konsepti belli mi ?  Bizi neler bekliyor ?

Albümümüzün ismi “Khalkedonian Death” olacak. Ancak konsept bir hikayeden bahsetmek pek mümkün değil. Her şarkı tek başına ayrı konulara odaklanan yapılara sahip. Kısacası konsept bir albüm değil. Bunun haricinde, alışıldık Diabolizer soundu ve havası albümün tamamında hissedilmekle birlikte, aradan geçen yılların kattığı tecrübe ile daha komplike ve karanlık beste yapılarından bahsetmek mümkün.

  • Sizce Türkiye metal arenası şu an ne durumda ? Extreme Metal çerçevesinde oldukça iyi seviyedeyiz,şu an ki çıkan ürünler ile 20 sene öncesini mukayese edecek olursanız (teknoloji ve kayıt alanındaki gelişmeler hariç), temel farklar neler ?

Bu konulara çok detaylı girmek istememekle birlikte, seyircinin, özellikle de extreme metal seyircisinin yerli grup paradigması epey ileriye gitmiş durumda. 20 yıl öncenin piyasasında oldukça vasat diyebileceğimiz ürünler bile sadece yerli gruplar tarafından sunulduğu için takdir ve destek görürken, günümüzde seyirci kaliteli olanları seçmeyi ve gerçekten hak edenleri desteklemeyi şiar edindi. Bu da haliyle yapılan etkinliklere de yansır hale geldi. Artık “nefes alsın yeter” gözüyle bakılmıyor yerli gruplara, çünkü pek çok kaliteli grubumuz kendisini yurt içinde ve yurt dışında kabul ettirebilecek seviyeye geldi.

  • Diabolizer şarkı sözleri hakkında biraz konuşalım, bundan önceki kayıtlarınızda nelerden bahsettiniz ve yeni kayıtlarda bizi neler bekliyor ?

Diabolizer sözlerini genel olarak yıkım, nefret, ölüm, kötülük ve türlü hastalıklı fikrin, bestelerin kafada oluşturduğu vizyonla damıtılarak yansıtılması olarak özetleyebiliriz. Kısaca şarkının sözü, bestenin bana hissettirdiği bir ana fikrin etrafında oluşturuluyor.

  • Son zamanlarda neler dinliyorsun, hangi grup ve albümleri tavsiye etmek istersin ? Ve tüm zamanlardaki en büyük favori albümlerin hangileri?

2020 için konuşacak olursak, bu yıl Nexion, Abyssfire, Terrestrial Hospice, Black Curse gibi pek çok grup güzel ürünler çıkarttı. Ancak şu an detaylı bir liste yapamıyorum açıkçası.

Tüm zamanlardaki iki favori albümümü soracak olursan da De Mysteriis Dom. Sathanas ve Altars of Madness derim.

  • Klasik sorularımızdan birini sana da yönlendirmek isterim. Dijital platformlar hakkında neler düşünüyorsun ?

Bu konuda çok uzun uzun konuşulabilir elbette ancak kısaca özetlemek gerekirse; dijital platformlar kendi müziğini yaymak ve başka gruplar keşfetmek için gayet yararlı elbette, ancak o özlenen eski yeraltı ruhunu da epey baltaladığını kabul etmek gerekiyor.

  • Kapatırken, vakit ayırdığın için teşekkür ederim, iletmek istediklerini alarak röportajı sonlandıralım

Desteğiniz için ben teşekkür ederim. En kısa sürede albümümüzü tamamlamak ve ait olduğumuz sahnelerde bu manyaklığı izleyiciye yaymak istiyoruz.