Öne ÇıkanRöportajlar

Immolation Röportajı

Alex Bouks’u onlarca yıldır tanıyorum. Immolation’ın 12. Stüdyo albümü “Descent”i kısa süre önce yayımlamasının ardından kendisiyle bir röportaj için iletişime geçtim. İşte sorularıma verdiği yanıtlar:

Alex Bouks: Death Metal’de Şekillenen Bir Hayat

Underground’u nasıl keşfettin ve o dönemin favori grupların hangileriydi?

AB: Eğer underground metal diyeceksek, her şey Metallica’nın “Kill ‘Em All”ını, Raven’ın “All For One”ını, Exciter’ın “Heavy Metal Maniac”ını ve Mercyful Fate’in “Melissa”sını duyarak başladı. Sonrasında Total Trash Zine’den Scott Helig ile tanıştım — onun E.A.B. adında bir grubu da vardı. Beni fanzinlere, demo kasetlere ve kaset takas sahnesine tanıttı. İnanılmaz bir dönemdi.

Gitarı eline almana yol açan şey ne oldu? Kendi kendine mi öğrendin?

AB: Erken dönemde The Who ve Jimi Hendrix’i dinlerken gitarlarının agresif sesine kapıldım. Asıl dönüm noktası ise 1977’de Philadelphia Spectrum’da çocukken Queen konserini görmekti. Amcam ve teyzem beni o konsere götürdüler. Onları izledikten sonra sahnede olmak istediğimi anladım. Gitara 1985’te başladım ve tamamen kendi kendime öğrendim.

Goreaphobia ve Incantation’daki günlere dair neler söylersin?

AB: Goreaphobia’nın ilk yılları, müzik hayatımın en önemli dönemlerinden bazılarıydı. Besteci olarak kendi sesimi orada buldum. Benim müzikal ilk çocuğumdu. Ağır müzikte ilk kez pek çok şeyin yapıldığı sihirli bir dönemdi. Goreaphobia’da güzel anılar, çok iyi zamanlar geçirdim ve ömür boyu sürecek dostluklar kurdum. Incantation’daki zamanımın da güzel anları vardı elbette. Ama Incantation’da ilginç olan şu: kendi müzikal vizyonum olmayan bir grupta çalmak nasıl bir şeydir, onu deneyimledim. Goreaphobia benim vizyonumdu; Incantation değildi. Bu yüzden o süreçte farklı müzisyenlerle iş birliği yapmak güzeldi. Her iki gruba da minnettarım.

Immolation’a nasıl katıldın? Onlar mı seni aradı, sen mi onları?

AB: Ross ile her zaman sık sık konuşurduk, yani sıradan bir sohbetti başlangıçta. Telefon görüşmesinin sonunda beni birdenbire yakaladı ve gruba katılmak isteyip istemediğimi sordu. Teklifi kabul etmek için düşünmeme bile gerek yoktu. Grubun kuruluşundan beri arkadaşız ve bunun sağlıklı bir ortam olacağını biliyordum. Hem kişisel hem de müzikal açıdan iyi bir uyum olacağını hissettim.

10 yıldır Immolation’dasın. İlk albümün “Atonement”e katkın oldu mu?

AB: Atonement’la hiçbir ilgim yoktu. Ama son iki albümde solo ve riff fikirleriyle katkıda bulundum. Bu konuyu pek düşünmüyorum açıkçası — iyi arkadaşlarımla bir grupta olmak güzel, o kadar. Immolation, içinde bulunduğum ilk gerçek anlamda sağlıklı ve drama olmayan grup. Bu çok değerli bir şey.

Immolation’da olmak hâlâ sizi kendine çimdiklettiriyor mu?

AB: Bu tür şeylere öyle bakmıyorum açıkçası. Iron Maiden ya da Judas Priest’te olsaydım, o zaman kendimi çimdiklerdim! (güler)

Bu kadar çok albümle set listesi oluşturmak ne kadar zor?

AB: Artık bu kadar şarkı olunca gerçekten zorlaşabiliyor. Ama zaman zaman bilinmez bir şarkı çıkarmayı seviyoruz.

Shadows grubundan bahseder misin? Yeni müzik gelecek mi?

AB: İkinci bir albüm kaydettik ama grup artık aktif değil. Dead Offering adıyla yeni bir isimle devam ediyorum. Yeni kadro: ben gitarda, Black Anvil ve Madball’dan Paul Delaney vokalde ve eski Incantation ile Goreaphobia davulcusu Jim Roe davulda. Kayıtlara zaten başladık. Yakında yeni müzik duyacaksınız. Shadows’un devamı niteliğinde bir proje.

Bir plak şirketiyle mi çıkacak, yoksa bağımsız mı?

AB: Shadows Agonia Records ile anlaşmalıydı. Dead Offering için de onlarla devam edip etmeyeceğimi göreceğiz.

Turne hayatı nasıl? Sahne dışında ne yapıyorsunuz?

AB: Çoğu zaman uyuyoruz (güler). Serbest günlerde belki biraz gezip görüyoruz. Genellikle iyi yemek bulmaya çalışıyoruz, ama insanların düşündüğü kadar cazibeli değil. Çok fazla bekleme var.

Yurt dışındaki en coşkulu kitleler hangileri?

AB: Güney Amerika kesinlikle en yoğun kitle. Ama Avrupa’da İspanya, Fransa ve Polonya diyebilirim.

ABD kitlesi nasıl?

AB: ABD yıllar içinde giderek daha iyi bir hale geldi. New York ve Portland gerçekten çılgın kitleler. Atlanta gibi sürpriz yerler de oluyor — bu gece buradaki konser tam anlamıyla delirticiydi. Metal ABD’de yeniden yükselişe geçiyor.

Nuclear Blast Records’tan çıkan yeni albüm “Descent” ne kadar sürede tamamlandı?

AB: Şarkılar birkaç ay içinde şekillendi. Sözler için Ross ve Bob’un bir süredir kafalarında iskelet fikirler vardı sanırım, ama büyük çoğunluğu albüm kaydedilirken yazıldı.

Immolation’ın canlı albümünü ne zaman göreceğiz?

AB: Bu turda bazı konserleri kaydettik, dolayısıyla ileride bu bir ihtimal olabilir.

2027’de headliner bir turne planınız var mı?

AB: 2027’de bir headliner turne planımız var.

Sahneye çıkmadan önce bir ritüelin var mı?

AB: Sinir hasarım var, bu yüzden genellikle kollarımın ve ellerimin kanlanması için antrenman öncesi bir karışım içiyorum. Bunun dışında gitarda birkaç dakika gam çalıyorum.

Senin için underground’ın en önemli gitaristleri kimler?

AB: Favori gitaristlerimin büyük çoğunluğu 70’lerin hard rock döneminden ve 80’lerin erken dönem heavy metalinden geliyor. Ama extreme metal özelinde konuşursak: Piggy, Jeff Hanneman, Gary Holt ve Bill Steer. Hepsinin kendine özgü bir tarzı ve tonu var. İlk notadan kim olduklarını anlarsın. Şarkı yazarlığı ve ton açısından tam bir paket.

Dead Offering ve diğer projeler hakkında son olarak neler söylemek istersin?

AB: Dead Offering için henüz sosyal medya hesabımız yok, ama Plague of Tyranny projemi paylaşabilirim. Bu projede ben gitarda, Master’dan Paul Speckmann vokalde, Incantation ve Goreaphobia’dan Jim Roe davulda, Incantation’dan Chuck Sherwood ise basta yer alıyor. Bu yıl full-length albümü kaydetmeye başlayacağız. Plague of Tyranny ve Dead Offering’i takipte tutun.
Facebook Sayfamız

YouTube link:

Immolation sosyal medya sayfalarına nasıl ulaşırız

AB:  Bütün informasyonu bu linkten alabilirsiniz Immolation Resmi Web Sayfası

Facebook

Instagram

Son olarak okuyuculara bir şeyler söylemek ister misin?

AB: Chris, kırk yıllık dostluğun ve desteğin için teşekkürler. Immolation olarak Avrupa’da festivallerde sahnede olacağız. Kasım ayında ise Testament ve Municipal Waste ile Güney Amerika turnesindeyiz. 2027’de de çok şey geliyor — takipte kalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


İlgili Makaleler

Başa dön tuşu