Van Records – 2018 – Hollanda

2018 yıllı özellikle black metal açısından oldukça verimli geçiyor. Marduk, Funeral Mist, Gra, Immortal
ve daha nice black metal albümü bu yıl arşivlere katıldı ve biz şanslı dinleyiciler ile paylaşıldı. Bu
saydıklarıma ek olarak üretkenliği tartışılmaz Hollandalı black metal grubu Urfaust bu yılı da boş
geçmeyerek yeni albümünü Van Records etiketiyle çıkardı. Öncelikle Van Records’tan ne çıksa kulak
kabartmak gerektiğine inanıyorum, zira adamların boşu yok. Bu firma hep karanlık, potansiyelli ya da
zaten efsaneleşmiş isimlere albüm yapıyor. Bir grup için Van etiketinin artık önemli olduğunu
düşünüyorum. Dinleyici olarak benim de bu yoğun üretim ortamında dikkatimi çeken unsurlardan biri
plak firmalarının tarzı ve başarılı grup tercihleri olmaya başladı. Bazı firmaların çıkardığı her albümü
dinlemeye çalışıyorum.

Hollandalı ikilimizin yeni albümüne gelirsek, son dönemde girdikleri ambient yolunda devam ettikleri
ve bu yolun onlara çok yakıştığını söyleyebilirim. Uzun şarkı süreleri, tekrar eden rifler, davulun
sürekli sıkılmadan aynı ritimle devam etmesi, efsane zil kullanımı, bütün enstrümanları adeta
dağılmasın, melankolide kaybolmasın diye toparlayan tam kıvamında bir yaylı enstrüman ve
synthesizer kullanımı, hepsi gerçekten kusursuz olarak tasarlanmış. Ayrıca değinmek istediğim bir
gitar kullanımı mevcut albümde; basit ve tekrarlı rifler öyle bir yerde yükseliyor ki sanki hep böyle
arkada dikkat çekmeyecekmiş gibi gittiğini düşündüğünüz bir anda gitar ön plana çıkabiliyor. Hiçbir
aşırılık yok her şey olması gerektiği gibi ne eksik ne fazla. Kulaklıkla dinlerken nerede olursanız olun
aniden bütün algınızı kendinize, iç dünyanıza, hesaplaşmalarınıza çevirebilecek bir atmosfer yaratıyor
bu albüm. Albümünün tam da istediği bu, bir kitaba kapılmak gibi…

Genelde ambient albümlerde olan parçaların hiç birinin öne çıkmaması durumu bu albüm için söz
konusu değil. Her parçanın kendi içinde bir dinamiği ve tadı mevcut, ancak 12:45’lik süresiyle
albümün en uzun 2.parçası olan Trail Of The Conscience Of The Dead bir başyapıt. Özellikle 7.20 den
sonra kullanılan efsane melodi ve yaylı enstrüman kullanımı sizi bambaşka bir duyguya sürükleyebilir
ya da farklı bir diyarda hissettirebilir. İsimden de anlaşılacağı gibi Urfaust zaten ölümle, karanlıkla ve
bunların unsurları ile yakın temasta bir müzik yapıyor. Bunu samimi ve minimalist bir altyapı ile bize
aktarıyor. Evet ilk zamanlar gibi buram buram kötülük kokmuyorlar. Artık daha varoluşsal, daha
felsefik, daha melankolik ve bence daha karanlıklar. Eğer birbirini tekrar eden rifleri sever ve üzerinize
yığılan atmosfere biraz girebilirseniz size muhteşem bir albüm bulduğunuzu söyleyebilirim. Goethe’ye
ve Germen düşünce dünyasına selam olsun

Son olarak cd sine sahip olduğum albüm kapağından cd bookletine kadar basit ama dikkat çekici bir
tasarım çalışması hazırlanmış ve bu tasarım esere fazlasıyla yakışıyor. Arşivimin en değerli
parçalarından biri olduğunu da eklemeden geçemeyeceğim. Fiziksel materyal satın alınmasının git
gide azaldığı şu dönemde böyle çalışmalar beni fazlasıyla mutlu ediyor.

9/10