Debumur Morti Productions – 2020 –  Yeni Zelanda 

Technical Death Metal olunca konu üretim üstünlüğü genelde Amerika ve Avrupa’dadır; ama Ulcerate gibi bir grup var ki ilk albümleri ”Of Fracture and Failure”  2007 yılında piyasaya çıktığından beri Yeni Zelanda’dan bu piyasaya zorlamaya devam ediyorlar.

Ulcerate, özellikle Death Metal fanlari tarafından yakından takip edilen; fakat ülkemiz piyasasında yine de underground kalan bir gruptu. Katılanlar için “Efsane!!!” olarak nitelendirilen İstanbul konserlerinin üzerinden bir yıl geçti bile. Ve rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkiye piyasasında da fanları oldukça arttı. İstanbul konseri sonrası grubu ilk defa izleyenler “ Bu abiler ne gaddar çalıyor ” diye sayıklayıp bir yandan eski albümleri hatmetmeye uğraşırken , gözler yeni albüme kilitlenmişti. Nihayetinde grup 24 Nisan´ da 6. albümleri “Stare into Death and Be Stil” i piyasaya sürdü. Albüm Fransız “Debemur Morti Productions” etiketiyle CD, Dijital ve Vinyl (12 Inch, grubun fanlarına ve koleksiyonculara gün doğdu en cillop versiyonlarda çıkmış albüm.) formatlarında piyasada.

Grubu bilenler, bu albümü dinlediklerinde son bir kaç albümdür insanı sanki bir vlabirente hapseden, klostrofobi ataklarına sürükleyen çizgiden sapma olduğunu fark edecekler. Melankoli ile birlikte yükselen karanlık melodiler zihninizi saracak. Soundda “Everything is Fire” ve bir çok fan için grubun kariyerinde ki favori olan “The Destroyers of All” dan izler, detaylarda gizlenen yapı taşları fark edilecektir. Albümün ana iskeletinde, gitar riflerinden hatta melodilere kadar izolasyonun delirtici, karamsarlık çukuruna hapseden duyguyu ve bunun yansımaları çok net hissediliyor, açıkçası albüm buram buram kasvet! Ve elbette bundan önce ki Ulcerate albümlerinden de alışık olduğumuz üzere albümün atmosferi kapağa net biçimde yansımış, grubun müzik ve ön kapak çalışması konusunda yakaladığı uyumun yoğunluk başarısı için kutlamak gerek. Gerçi “İnsanın kendi doğası gereği yok edici tutumu ve buna rağmen sürekli merhamet dilenmesi” ve bunun gibi yaşadığı bir çok içsel savaşı şarkı sözü teması olarak çok iyi işleyebilen bir grup Ulcerate ve bu albümde de bizi yine şaşırtmıyor.

Grup kurulduğundan bu yana Jamie Saint Merat davulda ki görevini layıkıyla yerine getiriyor. Ve bir çok fan için grubun önceki işlerinde ki bir çok gaddar, acımasız  bölümlerde ki performansıyla, üçlü içerisinde ayrı bir yere koydu ve Saint Merat bu albümde de, grubun farklı bir yol izlemesine rağmen üzerine düşeni çok iyi yapıyor.

Bazı  bölümlerde beklenmedik patlamalarda, bu zamana kadar ortaya koyduğu işlerde tercih ettiği method ve tekniğin üzerine koyduğunu kanıtlıyor . Örneğin “There Is No Horizon” ve “Drawn into the Next Void” parçalarında hi-hat üzerinde dans edişi, bir oluktan fışkıran  kanın bıraktığı iz gibi en belirgin islerinden bence. Ancak Merat her ne kadar iyi bir davulcu olsa da grup içinde ki üretkenlik ve enstrüman performansı göz önüne alındığında benim için Michael Hoggard´in önüne geçemez. Hoggard geçmiş albümlerde ki uyumsuzluk dokusunu alarak bunu, insana depresifliği ve mutsuzluğu musallat eden melodilerle birleştirmişti. İnsanın bütün hislerine isliyor.

Ayrıca Paul Kelland´in ezici gümbür gümbür bass soundu ile uyumu harika. Bass gitara gelmişken Kelland´in vokallerine gelelim, önce ki kayıtlara göre sözlerin rifler üzerinde ki dağılımı daha seyrek, bunun yanında vokallerin soundu daha parlak diyebilirim. Lirik konusuna daha geniş bir açıdan bakacak olursak, Ulcerate dinleyicilerinin daha önceden aşina olduğu ve bu albüm içinde beklentileri arasına eklediği gibi; kendi içinde şifreler barındıran ve bir yandan oldukça geniş sözcük yelpazesiyle albümde işlenen ana konulardan ölümün doğasıyla ilgili kaliteli bir isçilik fanlara sunuluyor. “There Is No Horizon” da gecen su part beni gerçekten etkiledi :

Unravel veneration of the infinite
Which stains all in its wake
Elicit meaning
And sever those who reject
There is no horizon
No coming of the next light

Aslında albümün ismi liriksel temanın tam bir özeti.

Death Metale uzun zamandır emek veren abilerimiz son albümde gerçekten iyi bir iş çıkarmış. Ölümün, ölüm ile anlatımı.. Rifflerden albüm kapağına, sözlerden dinlerken hissedilen kasvete kadar, ölümün bir hayalet gibi dünyanın her yerinde kol gezdiği günlerde dinleyen herkese, ölümle yüzleşinceye kadar ölüm hakkında hiç bir şey bilmemenin ne denli korkunç bir his olduğunu tattıran bir albüm. Şans vermezseniz üzülürsün

Albümün Yazar Notu : 
8,5/10