Kritikler

Ingested – Where Only Gods May Tread

Unique Leader Records – 2020 – Birleşik Krallık 

Brutal Death Metal grupları zaman zaman kariyerlerinin ilerleyen dönemlerinde Tech. ve Progressive elementlere fazlasıyla bulasabiliyorlar. Birbirine yakın bu iki tarziın güçlü bağlarla harmanlanarak Brutal Death gruplarinin kariyerinde ki ürünlere işlemesi çoğu zaman kaçınılmaz olsa da, Ingested Tech. ya da Progressive unsurlara fazlaca içli dışlı olmadan yoluna devam etmeyi tercih ediyor ve bu konuda BDM Old School gruplarinin yakaladığı başarıyı aynen devam ettiriyor.

Albüm kritiğine başlamadan önce, albümü şu ana kadar dinlememiş; ama Ingested hakkında biraz bilgisi olanlar için küçük bir ipucu vermek istedim ki dileyen kritiği okurken bir yandan da albümü dinleyebilir. “Where Only Gods May Tread” kesinlikle bir önceki albüm “The Level Above Human” dan çok daha iyi bir albüm.Ingested deneysellik maceralarına pek girmeyen, yeni bir şeyler denemek konusunda çok hevesli olmayan grup ki bence başarısının sebebi de bu. En iyi bildikleri işin üzerine yoğunlaşıyorlar ve her albümde hem parça yazımı kalitesinde hemde işin prodüksiyon ve ses muhendisliği açısından biraz daha üzerine koyarak ilerliyorlar.  Ingested bu albümde  slamming riffage, chugging ve tremolo picking gibi elementlerin harika bir karışımını bize sunuyor. Akılda kalıcı ve bulaşıcı riffler sizi ilk parçadan albümün sonuna kadar kendisine bağlıyor. Bu albümde Suffocation tarzinda hız beklemeyin bunu en baştan belirtmekte fayda var. Albümün tamamında orta tempo slight deathcore etkisi agirlikli hissediliyor. Burdan “albümün tamami MidTempo” anlamı çıkmasın.Parçaların neredeyse tamamında makine gibi, can alıcı ,hızlı ve agresif riffler-partlar mevcut, dediğim gibi Ingested bu albümde kullandığı bütün elementlerin harmonisinin ince ayarını çok iyi yapmış. Albümdeki agressif atmosfer oldukça yoğun ve bence kayıt kalitesinde ki yüksek performans ve ince işçiliğin bunda ki payı oldukça fazla. Growling gitar tonlarının yüksek tuşeli davul çalımıyla yakaladığı muazzam uyum tek kelime ile harika. Davul tonlarinda ki seçimde oldukça leziz, her bir breakdown, blast ve double cross icrası albüm genelinde agresif atmosferi yöneten temel unsur.

Öne çıkan  bütün bu ayrıntıların yanında Bass gitar biraz geri de kaliyor, beni rahatsiz eden bir ayrıntı değil ,ama özellikle bu tarzda Bass gitarin duyulurluğunu önemseyenler için tavsiyem,albümü iyi bir ses sistemiyle dinleyin. Bunun yanında tekrar gitarlara dönmek gerekirse ton seçiminin  getirdiği acımasızlığın yanında ,bazı melodik partlar için kullanilan görece daha temiz tonlar ve “Dead Seraphic Forms” da dinleyeceginiz gibi oldukça depresif solo icrasında kullanılan gitar tonu da gayet iyi. Hepsinin toplaminda kayıt için izlenen yol yöntem her ne ise buna sonuna kadar sadık kalınmış ve elde edilen sonuç çok iyi. Son olarak vokallere gelecek olursak Jim Evans farklı tarz vokal türü, ton veya perde değişimi kullanmayan biri; ama kendine has stilinin grubun soundu ve enstrümanların tamamıyla uyumu en üst seviyede. Ayrıca her iki gitarist  Sean Hynes ve Sam Yates‘in Back Vocal´de verdigi katkı tartışmasız  çok iyi. Konu vokal desteğine gelmişken belirtilmesi muhakkak bir ayrıntı var; Jim albümün beşinci parcasi “The Burden Of Our Failures” da Vincent Bennett ile birlikte söylemiş, elemanin aktif grubunun adi The Acacia Strain, Metalcore icra eden bir grup. Bu tarza ilgisi olanlar kesinlikle kontrol etsin, Vincent gerçekten iyi bir vokalist. Konuk müzisyen olarak türün önde gelen bir çok grubun (Whitechapel gibi) albümünde yer almış. Vincent´in haricinde Kublai Khan isimli (Bir Thrash grubu için gayet iyi bir isim secimi bence:) ) Amerikali thrash grubun vokalisti Matt Honeycutt, albümün yedinci parçası  “Black Pill” de ve son olarak yillarin eskitemediği Sludge Metal grubu Crowbar´dan tanidigimiz Kirk Windstein albümün yedinci parçası “Another Breath” de vokallerde Jim´e eşlik ediyor. Bunlar dikkatleri albüm üzerinde yoğunlaştıran ve albümün kalitesini bir basamak daha yukariya çıkaran güzel hamleler. Albüm hakkinda negatif bir ayrıntı olarak söyleyebileceğim tek şey ise albümün uzunluğu olabilir. 50 dakika bu tarz bir albüm için biraz uzun sayılabilir, bu türün fanlarının 30-35 dakika uzunluğundaki albümlere alışkın olduğunu düşünürsek bazı dinleyiciler için sıkıcı olabilir; ama Ingested dinleyenler zaten buna alışkınlar, ilk albümü harici grubun bütün albümlerinin uzunluğu 40 dakika ve üzerinde.

Sonuç olarak Ingested çok iyi bir albüm kaydetmiş, tarzın  fanlarına ve takipçilerine kesinlikle tavsiyemdir.

8/10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu