Merhaba Dostlar,
Öncelikle bu yazıyı sizlerle paylaşmak harika bir duygu. Çok fazla ve farklı tarzlarda albümler dinleyen biri olarak, eski ama hayatımda eskimeyen , her zaman baş ucu albümü olan ve seni derinden etkileyenbir albümü yaz deselerdi ,hiç şüphesiz bu bir Bathory albümü olurdu.Benim gibi die-hard bir fan için seçmek (özellikle ilk dönemlerden) zor olsa da buna da cevabım grubun 1987 yılında yayınlanan ‘’Under The Sign Of The Black Mark’’ albümü olurdu.Bende bu efsane albüm hakkındaki hislerimi sizler için yazıyorum.

Yaşım itibari ile elbette ilk yıllarımda dinlediğim ve etkilendiğim tür black metal, hayatımın grubu da tabii ki Bathory değildi.Fakat bir gün arkadaşımın çekme kaset olarak bana verdiği ve bu albümü dinle sonra konuşuruz dediği bu albüm resmen hayatımı değiştirdi. ’Under The Sign Of The Black Mark’ albümü sadece hayatımın tarzını değil aynı zamanda  hayatımın grubunu da  bulmamı sağladı. İlk dinlediğimde nasıl bir ayinin içine düştüğümü anlatamam ,adeta  bu karanlıktan bir hafta boyunca çıkamadığım ve o dönem hayatımın fon müziği olduğunu özellikle belirtmem gerek.

Cradle Of Filth dinleyerek günlerimi geçirdiğim o dönemde Bathory ile tanışmak bana tokat gibi gelmişti. Sert,karanlık, öfkeli , şeytani sanki tüm zincirleri yıkıp ortalığı darmaduman eden bir albümdü. İçindeki ateş albüm boyunca sürüyordu. Black Metal’in öncüsü Venom olarak bilinse de bu müziğin İskandinavya ruhuna bürünüp şekil alması bana ve bir çoklarına göre  bu albüm sayesinde olmuştur. Bu albümden etkilenmeyen bir Black Metal grubu olduğunu hiç sanmıyorum.

İsveç Black Metal’inin atası olan bu albüm, ilk dinlediğim gün bende nasıl etki bıraktıysa , tam 20 yıldan fazla geçmiş olmasına rağmen  halen aynı şekilde etkilemeye devam ediyor. Ne zaman dinlesem Quorthon’un sarsıcı vokalleri ile, ruhun zirve yaptığı karanlık sanatın ateşli zirvesi beni resmen yakıyor. İşte böyle bir albüm bu, şimdi içinde barınan klas eserlere birazda dalalım, 10 klas şarkıdan oluşan black metal ayini ilk olarak Nocturnal Obeisance rüzgarı ve tüyler ürpertici introsuyla başlıyor.Ardından ise bir yıkım baş yapıtı olan Massacre ile açılıyor, sadece bu albümün ya da Bathory’nin değil tüm zamanların en klas Black Metal baş yapıtlarından Woman Of Dark Desires ve hemen ardından gelen benim en sevdiğim şarkılardan olan Call From The Grave net olarak albümün en önde gelen ikilisi ve o kaseti defalarca başa alıp dinlediğim ikili diyebilirim.

İlk bölümün kapanış şarkısı olan ve yıkıcı ve ezici bir eser olan Equimanthorn uzun olan saçlarımı ter içinde bırakan, kafamı neredeyse kopma noktasına taşıyan lanetli bir Bathory şarkısıdır. Evet “Under The Sign Of The Black Mark’’ sadece bir albüm değil, çok ama çok daha fazlasıdır benim için, bu albümde yer alan her bir şarkıyı kaç kez dinlediğimi, yada o çekme kaseti kaç farklı kasete tekrar tekrar çekip yedeklediğimi bugün sorsanız anlatamam. Ve bunun yanında kaç walkman bozduğumu da , neyse haydi kaldığımız yerden devam edelim.

Kasetin ikinci bölümünü açan şarkı bana göre ateşin ta kendisi, ona ne tanım ne sıfat yetmez, hayatım boyunca benim ve bir fanın ana marşı olan Enter The Eternal Fire tartışmasız gelmiş geçmiş en kült Black Metal eserlerinin en başında yerini alır. Sıradaki şarkı ise yine tüyler ürpertici bir intro ile açılan daha sonra agresif bir şekilde başlayan ve Quorthon’un eşsiz vokalinin yanında ezici riffleriyle beni benden alan Chariots Of Fire elbette , ardından gelen , gerginliğiyle nabzınızı yükselten ve karanlığıyla ruhunuza kadar işleyen klas çalışma 13 Candles bu albümün en etkili şarkılarından hiç şüphesiz, art arda gelen ateşli black metal hitleri albümün kapanışını da yapacak olan Of Doom ile devam ediyor.

Az evvel de belirttiğim üzere bu albüm karanlığın lordunun dünyaya en büyük lanetidir bana göre, bu albümü dinleyen ve bir daha asla geçmeyen zehrini kapan herkes için aynı zamanda bir panzehir olma özelliğini taşır. Öldürmez ama süründürür fakat sizi karanlığın en lanet çukuruna gömer ve oradan bir daha asla çıkamazsınız. Kapanıştaki Outro bunun vurgusudur bir nevi, işte böyle bir tokattır ’Under The Sign Of The Black Mark’ ve kimileri için Bathory’nin son baş yapıtıdır, kimileri için en iyisidir ve yine kimileri içinse gelmiş geçmiş en iyi Black Metal albümüdür, peki ya benim için ne olmalı, üçüne de katılsam da koluma dövmesini yaptıracak kadar fanı olduğum, hayatımın içine sıçan ve beni yakan
ateşinden kemiklerime kadar hissettiğim bu albüm kesin ve net olarak gelmiş geçmiş en iyi ve en sarsıcı black metal albümüdür ve bir diğer özelliği ise Quorthon’un Black Metal’den Viking Metal’e evrilmeden ve Blood Fire Death baş yapıtını yaratmadan önceki en büyük ve en etkili baş yapıtıdır. Kendisini de bu vesile ile bir kez daha özlemle anıyorum.