YABGU RÖPORTAJI (Eylül 2011)


Temelleri 2008’de Mustafa Boz tarafından atılan Folk Metal grubu Yabgu, şu sıralar herkesin en çok konuştuğu ve dinlediği gruplardan biri haline geldi. Extreminal olarak, Yabgu ile konuşma fırsatı bulduk ve sorularımızı yönelttik.

Grubu daha yakından tanımak amacıyla klasik bir soru olacak ama isminden tutun bir araya geliş sürecine kadar nasıl bir hikayeniz var?
Mustafa : Kendimizi ifade etme fırsatı sunduğunuz için size ne kadar teşekkür etsem azdır. Bu topluluğu oluşturma fikri 2008 yılında Konya Arkeoloji Müzesinde staj yaparken düşünmeye başladım ve sanal ortamda tek başıma amatörce vakit geçirdiğim bir meşgale olarak hayata geçti. İsim konusunda herkesin bildiği, Türkçe olan ama fazla da ortalıklarda kullanılmayan bir şeyler olmalı diye düşünüp, araştırmaya koyulmuşken Yabgu adına rastladım. Herkes biliyordu ama o da yanlış olarak biliniyordu. Yabgu unvanı daha yoğun olarak ön Selçuklu zamanlarında, Müslüman olmayan, göçebe Oğuz Türklerinin hükümdarları tarafından kullanıldı. Her hükümdar unvanında olduğu gibi Yabgular da halkını yönetme yetkisinin Tanrı tarafından kendilerine verildiğini belirterek bu yetkilerine de kutsiyet kazandırmış oluyorlardı. ( Bkz. Arslan Yabgu, Musa Yabgu )
İlk başlarda bahsettiğim gibi tek başıma vakit geçirmek için başladığım bir şey olsa da, hayatımdaki değişikliklerden en çok etkilenen de Yabgu oldu. Ani bir karar ile okulumu bırakmam ve üniversite sınavlarına yeniden girip, tercih sıralamasında ilk tercihim olan İzmir’e gelmem bu işin kırılma notasını oluşturmakta. İzmir gibi bir şehirde olduğun halde müzik icra edecek arkadaş bulmak o kadar da kolay değilmiş, bunu anlamış oldum. Sanal ortamdan pek bir şey çıkmadıktan sonra eşe dosta haber saldıktan sonra bir araya gelerek oluştu bu son kadromuz. Çok da iyi anlaşıyoruz, bir grup psikolojisinden ziyade kardeşlik vasıflarımız daha ön planda diyebilirim.

Albüm kapağı hakkında bilgi istiyorum, daha öncede sormuştum soru işaretleri neyi simgeliyor diye ama ortada soru işareti falan yok, benim gibi yanlış düşünenler elbet vardır albüm kapağı hakkında 1.ağızdan bilgi alabilirsek iyi olur ?
Albüm kapağı, topluluğun her görselinde kullandığımız öğeleri barındırmakta. En üstte armamız var tabi ki. Kurt başlı bir kartal olarak tabir edeceğimiz mitolojik bir karakter oluşturmaya çalıştık. Kartalın pençe tarafında da birbirine geçmiş üç hilal ile bütün Türklerin birbirine, tarihine ve kültürüne sadakatine gönderme yapmaya çalıştık. Hilallerin sol tarafında bilinen ilk teşkilatlı Türk devleti olan Asya Hunlarının flamasını kullandık, sağ tarafında ise mensubu olduğumuz Misak-ı Milli çerçevesi dahilinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti bayrağı mevcut. Bunu yaparak ilk günden günümüze kadar kurulan tüm devletlerimize olan bağlılığımızı ifade etmeye çalıştık. Kartal kanatlarının arasında Göktürk alfabesi ile Yabgu yazmakta, kurt başının üzerine güneş gibi işlenmiş yazıda ise Tanrı Türk’ü Korusun ibaresi yine Göktürk harfleri ile nakşedildi.
Kapakta kullanılan malzemeler ise yine tüm Türk dünyası tarafından kutsal kabul edilen Bozkurt ve Bürküt kuşunu ( Kahverengi Asya kartalı ya da Moğol kartalı diyebiliriz )kullanmayı uygun gördük. Portreleri kullanıldığı gibi sizi gözleyen gözleri de detaylara eklendi. Kapağın fon kısmında ise hepimizin bildiği Göktürk kitabelerinden bir kare kullanmayı uygun gördük. Evet alışılmışın biraz dışında şeyler bunlar farkındayım :)

Tarihe sıkı sıkıya bağlı bir grupsunuz bu tarzınızı duruşunuza ve parçalarınıza çok güzel yansıtıyorsunuz, aslında siz eminim ki birçok kişinin isteyip de, belki de cesaret edemediği işi yaptınız müziğinizle kendi kültürümüzü harmanladınız, yurt dışında pek çok grupta aynı şekilde kendi kültürlerini müziklerine dahil ediyor. Bu yaptığınız Türk Folk Metal adına güzel bir çıkış. Peki aldığınız tepkiler nasıl ? Hiç beğenilmeme kaygınız oldu mu ?
Tarihle neden pek bu kadar çok ilgiliyiz, çünkü ben Tarih bölümü öğrencisiyim ve ilerleyen yıllarda da ülkemize bu konuda akademik olarak katkıda bulunma amacı ile bu işe girişmiş biriyim. Hayatımın her sahnesinde olduğu gibi, müzik konusunda da geçmişten pek kopamıyorum.
Evet bizim kültürümüz doğuya ait oryantal bir kültürdür. Bu müzikte İskandinav etkileşimli toplulukları senelerce dinledik. Neden bizim de böyle bir oluşumumuz olmasın? Üstelik bizim tarihimiz tüm dünya kültürlerinden daha parlak ve size sonsuz bir bilgi denizini destansı bir hava eşliğinde sunmakta. Şimdiye dek bu kadar yoğun biçimde yapılmaması bile büyük bir hata. Nasip bizeymiş ne mutlu.
Tepkiler her zaman olumlu olmak zorunda değil tabi ki. ‘’Böyle saçmalık olur mu, ülkücü metal, hangi ocaktansınız siz’’ gibi hiç bir değeri olmayan eleştiriler de geldi elbet. Açıkçası ilk başlarda sinir bozucu olsa da bir müddet sonra bu tür eleştirilerin gelmesi bazı şeylerin doğru gittiği kanısına kapılmama sebep oldu. Beğenilmeme gibi hiç bir kaygımız olmadı, olmayacaktır da. Sadece henüz kafamızda olan pek çok şeyi, bütün engellemelere ve imkansızlıklara rağmen gerçekleştirebilme derdine düştük ve bu yolda çaba gösteriyoruz.

Albüme cover koyma fikri nerden geldi ?
Albümün tamamı coverlardan oluşmakta zaten. Eski halk türkülerimizin yanında, bir de Arif Nihat Asya’nın Fetih Marşı dizeleri ile can bulmuş bir mehteran düzenlemesi mevcut. İlk etapta böyle oldu fakat artık besteler üzerinde yoğunlaşmamız gerektiği konusunda tüm arkadaşlarımızla hemfikiriz.

(Goremented) Dombra daha önce Darkestrah tarafından cover yapılmıştı fakat sözleri farklıydı, sanırım birkaç grup daha coverladı bunu, o tarz başka bir şey olabilecekken özellikle o türküyü cover yapmanızın özel bir nedeni var mı?
Darkestrah bu türküyü, şarkılarının sadece bazı kısımlarında melodi olarak kullandı. Sözlerin içeriği ve şarkının geri kalanının Dombıra halk türküsü ile uzaktan yakından alakası yok. Biz tüm hali ile orijinaline sadık kalarak yeniden düzenledik bu eski Nogay Tatarları halk türküsünü. Bunu yeniden düzenleme nedenimiz ise Türk müziği dendiği zaman akla gelen ilk ezgilerin bu türküye ait olmasıydı. Hangi görüşü savunursa savunsun etrafımızdaki herkes bu türküyü seviyor ve destansı bir havası olduğunu kabul ediyor.

Albüm satışa sunulmadı internet üzerinden belirli sitelerden indirme şansımız oldu neden bu yolu tercih ettiniz ?
Evet albüm satışa sunulmadı. Çünkü biz paraya minnet eden insanlar değiliz. Müziğimiz ne kadar çok insana ne kadar kolay şekilde ulaşırsa domino taşı etkisi o kadar fazla olacaktır. Fakat albümü fiziksel olarak bastırıp da hatıra mahiyetinde eşe dosta dağıtma gibi bir düşüncemiz var. Tabi ki yine herhangi bir ücret talep etmeden olacak bu.

Huun Huur Tu ve Yat-Kha’nın kurucusu Albert Kuvezin’in hayranı olduğunuzu biliyorum, beraber ortak bir çalışma split albüm olabilir mesela ilerisi için bu tarz düşünceleriniz var mı?
Kesinlikle Albert beni en çok etkileyen müzisyendir. Albert ve Scipio ile sürekli irtibat halindeyiz zaten. Muhakkak gerek kayıt gerekse sahne performansı olarak ortak bir çalışmalarımız olacaktır. Zamanla neler olacak hep birlikte göreceğiz.

Türkiye’de kendi tarzınız olan Folk Metal’i nasıl değerlendiriyorsunuz?
Pek denenmemiş ve marjinal bir tarzımızın olduğu ortada. Bunun bir süre böyle devam edeceği kanaatindeyim. Folk metal olarak ülkemiz maalesef tüm vasıflarda yetersiz kalmakta. Kendimizi de yetersiz görmekteyim açıkçası. Kat edeceğimiz daha çok fazla mesafe var. Ülkedeki folk metal piyasasının cılızlığını, dünyanın her yerinde olduğu gibi popüler alt türlerin daha çok dinleyici kitlesine sahip olmasına bağlıyorum. Ne olursa olsun boş durmamakta fayda vardır.

(Goremented) Belirli bir ideoloji olduğu ortada fakat parçalara bakınca bir yanda eski Orta Asya Türk kültürü görüyoruz diğer yanda Osmanlı kültürü, bu konuda çeşitli görüş ayrılıkları var, ikisi arasında birinin tercih edilmesinin değil de ikisinin birden ele alınmasının sebebi nedir?
Aslında topluluğumuzda Pan-Türkizm ve Pan-Turanizm ile en çok haşır neşir olan kişi benim :) Bizim hiç kimse ile bir alıp veremediğimiz yok bu konularda. Kendi aramızda bile zıtlıklar olduğunda karşılıklı saygı çerçevesinde her zaman bir uzlaşı söz konusu. Olması gereken de bu değil mi? Hiçbir zaman da herkes aynı düşüncede olmak zorunda değil. Düşünülenin aksine bu tür zıtlıklar bizi biz yapan özelliklerin başında geliyor. İsteyen istediğini düşünsün, biz sadece müzik yapıyoruz.
Neden bir yandan eski orta Asya'dan Osmanlı dönemine ait öğelerle karşı karşıya kaldığınız konusunda ise, biz bu kültürün yaşandığı tüm coğrafyalarda ve tarihin tüm evrelerindeki değerlerin tek tek ele alınması görüşündeyiz. Kendimize Turkish yerinde Turkic Metal icra ediyoruz dememizin sebebi de bu zaten. Tuna boylarından Kore Yarımadasına, Anav ve İskitlerden günümüz Anadolu insanı, Macar, Fin, Oğuz, Kıpçak, Uygur gibi daha onlarca Turkî topluluğa ait, yani bize ait tüm değerler bizim müzikal yelpazemizin birer parçasıdır. Anadolu'daki kültür çeşitliliğini savunanlar biraz da bize ait olan bu geniş coğrafya hakkında fikir sahibi olsalar keşke. Gerçek zenginlik zaten bizim özümüzde en doğal hali ile mevcut, başka yerde aramaya lüzum görmüyorum. Tarihte Göktürk Kağanlığı ile ne kadar ilgileniyorsak Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye ile de bir o kadar ilgiliyizdir. Her şeyden öte bu benim kişisel mesleğim olma özelliği de taşımakta. Kısacası Türk’ün adının geçtiği her şey bizi alâkadâr etmektedir.

Çanakkale Anatolion rock fest ‘de sahne aldınız, konser kritiği yapmak gerekirse sahneden tutun seyirciye kadar tatmin edici bir konser miydi ?
Çanakkale benim için çok farklı yere sahip bir şehir. Gerek kişisel olarak yaşanmışlıklar olsun gerek de tarihsel süreçte üstlendiği rol sebebi ile sadece benim değil, bu topraklarda yaşayan her birey için ayrı bir yeri olduğu kanaatindeyim. Festivale katılım istenilenin çok altında oldu evet, buna zaman ve mekan seçimi konusunda alınan yanlış kararlar sebep oldu tabi ki. Bir de yerel yönetim ile yaşanan bazı tatsızlıkların, şehit haberleri ile birleşmesi sebebi ile etkinlik düşünülenden daha erken bitirilmek zorunda kaldı. Sahne alabildiğimiz için çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. Çok güzel insanlarla tanıştık ve sağlam dostluklar elde ettik. Onun ötesinde başka hiç bir şeyin önemi yok bizce.

Metal müziğin dününe ve bugününe baktığınızda neler görüyorsunuz sizce gidişat ne durumda ve size göre yapılan festivaller sektörün genişlemesine nasıl bir katkıda bulunuyor?
Metal müzik kültürünün, batıdan bize geçmiş bütün diğer değerlerin yarım yamalak alındığı gibi ülkemizde tam manası ile benimsenebildiğini düşünmüyorum. Bunu 80’lerdeki süreci yaşamayıp, 90’lardan sonra belli kalıplar halinde alınıp bizim toplumumuzun buna pek de sıcak bakmamasına bağlıyorum. Bunlar uzun zaman gerektiren şeyler, gerçek manada bir kitlenin oturması için zamana ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın, gençler arasında popüler bir müzik olması ile metal müzik kültürünün benimsenmesi ve halk tarafından yeterince idrak edilmesi, saygı görmesi çok farklı şeyler olduğu için bu böyle. Artık hayal bile edemeyeceğimiz gruplar büyük festivaller kapsamıyla ülkemizde sahne alıyorlar. Bu muhteşem bir şey, keşke daha çok paramız olsa da hepsine gidebilsek :)

İnternetle aranız nasıl ? Biliyorsunuz birçok artı ve eksiyi barındırmak bu sanal dünya ?
İnternet ile pek bir haşır neşiriz açıkçası. Albümümüzün de internet yolu ile dinleyiciye ulaştırılması buna bir delildir. Dünyanın her yerinden insanlar ile iletişime geçebilmek ve fikir alışverişi yapmak bazen çok farklı projelerin ve etkileşimlerin doğmasına sebep olabiliyor. Bu nimetten yararlanmak kesinlikle gerekmekte. Can sıkıcı olan yönü ise, her bilginin doğruluğundan emin olamama ve kişilerin rumuzlar ardına gizlenip korkakça size hakaret etmeleri. Klavyeden küçük kardeşim bile herkese küfredebilir, mühim olan bunu reelde gerçekleştirebilecek kalibreye sahip olabilmektir.

Ve grup elemanlarını daha yakından tanımak için kişiye özel anket sorularımız
Mustafa Boz ( Gitar & Vokal )
Kullandığınız estrümanlar ?
Ibanez XPT700XH 27 frets green shadow flat, el yapımı ve üzerinde runik desenler işlemeyi düşündüğüm bir stratocaster, yine el yapımı siyah V kasalı bir randy rhoads elektro gitar, SX marka akustik gitar ve evde takılmak için aldığım Cort marka bir bass gitar.
Line 6 SpiderII 212 amplifikatör, her gitarda farklı şekilde DiMarzio ve Seymour Duncan manyetikler mevcut.
Tabi ki kişisel olarak uğraştığım bağlamam, temir komuzum, blues mızıkam ve neyimi de saymamda fayda var :)
Favori Gruplarınız ?
Yat Kha, Huun Huur Tu, Керуен тобы ( Keruen Toby ), Alash Ensemble, Altai Kai..
Hayatınızın favori albümleri?
Yat Kha- Yenisei Punk, Урмат Ынтаев - Улу Каан ( Urmat Yntaev – Ulu Kaan ), Эмиль Теркишев - Саналар ( Emil Terkishev - Sanaalar )..
En sevdiğiniz Müzisyenler ?
Tabi ki Budachi-ool Albert Kuvezin, Hammâmîzâde İsmâil Dede Efendi, Bolot Bairyshev, Urmat Yntaev, Emil Terkishev, Arslanbek Sultanbekov, Aşık Veysel Şatıroğlu, gitarist olarak da hem kişiliği hem de üstün tekniği sebebi ile Dimebag Darrell Abbott..
Unutamadığınız Konser ? ( sizinde sahne aldığınız ve dinleyici olarak bulunduğunuz )
Çanakkale Anatolian Rock Fest ve 2007 yılındaki Unirock Testament konserlerini hayatım boyunca hatırlayacağım..
Hangi grupla sahnede olmak isterdiniz?
Yat Kha, Melechesh, Orphaned Land, Tang Dynasty.. Uzar gider bu liste :)
İlk aldığınız albüm ?
Kuzenimden aşırdığım 1974 kopyası Deep Purple - Stormbringer albümü :)
Yabgu ile en büyük hayaliniz?
Ne Avrupa ne de Amerika, Tuna’dan Yenisey’e bütün Turan ellerinde sahne almak ve müziğimizi kardeşlerimizin beğenisine sunmak..

Ali Efe ( Hömey Vokal & Folk Çalgılar )
Kullandığınız estrümanlar ?

Temir Komuz, amatörcene Ney. Ve de Gırtlak gücü!
Favori Gruplarınız ?
Metal müzikte Amon Amarth. Diğer mohabbetlere karakter sayısı yetmez de Orta Asya'da Huun Huur Tu.
Hayatınızın favori albümleri?
Huun Huur Tu - Altai Sayan Tandy-Uula şaka maka hayatımı değiştirdi, ondan önceki bab ise Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü film müzikleridir ki tavsiye ederim. Metal musiki de iyidir iyi, Amarth dinneyünüz.
En sevdiğiniz Müzisyenler ?
Favori gruplarımda belürtüğüm üzre ol zat-ı muhtereman.
Unutamadığınız Konser ? ( sizinde sahne aldığınız ve dinleyici olarak bulunduğunuz )
Diğer Yabgu heriflerinde de görüldüğü gibi bende de Anatoliyın Rak Fest fetişi mevcutdur evet efendim.
Hangi grupla sahnede olmak isterdiniz?
YAT KHA!
İlk aldığınız albüm ?
Grup Çığ vardır aşırı severim, Yayla Çiçeği adlı saykodelik trans türünde olmayan albümünü almıştım hala dinglerim.
Yabgu ile en büyük hayaliniz?
YAt KHAAAA!!

Doğukan Kongurtay ( Davul )
Kullandığınız ensturmanlar ?

Tama süperstar akustik davul
Favori gruplarınız ?
Affliction, All Shall Perish, Amputated Repugnance, Begging For Incest, Cannibal Corpse, Decapitated, Ingested
Hayatınızın favori albümleri ?
Arch enemy-Burning angel, carnifex, hell chose me, chelsea grin, my damnation
En sevdiğiniz müzisyenler?
Dimebag darrell abbott, Burak Gürpınar, Aykan İlkan
Unutamadığınız konserler ?
Çanakkale Anatolian Rock Fest'de yaşadığımız eğlenceleri kesinlikle unutamam diyebilirim. Onun haricinde aman aman unutamadığım bir konser bulunmamakta.
İlk aldığınız albüm ?
Arch Enemy-Burning angel
Yabgu ile en büyük hayaliniz ?
Yapabildiğimizin, elimizden gelenin fazlasını yapıp tarzımızı Turan kardeşlerimizin karşılarında çalmak.

Bartu Çebişli ( Bass )
Kullandığınız estrümanlar ?

Bc.Rich Zombie Revenge American Custom, el yapımı bir 5 telli bass, 1971 American Gibson bassım, zoom prosesörüm ve Cry Baby Wah pedalım vardır ve tabi ki bunların yanında sihirli parmaklarda var.
Favori Gruplarınız ?
Iron Maiden, The Beatles, Badluck, Dream Theater, Amon Amarth, Kamelot da iyidir, Trivium, Pantera, Manowar, Type O Negative iyidir black no.1' ı dinleyin mutlaka, ve Lamb of god... daha bi 30 tane falan yazılır yani. Malt' ıda söylemeden geçemem.
Hayatınızın favori albümleri?
Iron Maiden - The Number of the Beast, Iron maiden - The Final Frontier, Judas Priest - British Steel, Type O Negative - Bloody Kisses Pantera - Cowboys From Hell, Manowar - Fighting The World, Badluck - Badluck, Death - Symbolic, Gojira - The Link
En sevdiğiniz Müzisyenler ?
Billy Sheehan, Steve Harris, Simen Hestnæs, Dimebag Darrell Abbott
Unutamadığınız Konser ? ( sizinde sahne aldığınız ve dinleyici olarak bulunduğunuz )
Çanakkale Anatolian Rock Fest demeden geçemem burayı o konseri unutabileceğimi sanmıyorum... Ayrıca 2010 ve 2011 Sonisphere Festivalini asla unutamam.
Hangi grupla sahnede olmak isterdiniz?
Efenim nereden başlasam ki şimdi bunun cevabı epey bi uzar gider o yüzden bu soruyu geçmek istiyorum.
İlk aldığınız albüm ?
Iron Maiden - The Number of the Beast
Yabgu ile en büyük hayaliniz?
Yaptığımız müziği olabildiğince fazla insanın beğenisine sunmak.


Yazar: Montrose
  • Currently 2.8/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mevcut puan: 2.8/5 (Toplam 331 oy)


 




BLOOD RED THRONE Röportajı  POPPY SEED GRINDER Röportajı  HUMAN REJECTION Röportajı  AEGNOR Röportajı  OBITUARY Röportajı 


NETHERMOST ''Noetic''   1349 '' MASSIVE CAULDRON OF CHAOS''   Kvity Znedolenykh Berehiv ''   LETHAL VICE ''Thrash Convertes''   NIGHTBRINGER ''Ego Dominuss Tuus''   EMREVOID ''Riverso''   SEDNA ''Sedna''   HORNED ALMIGHTY - ''World of Tombs''   PALLOR MORTIS ''The Art of  Terror''   Morior Ergo Sum - Inheritors of Avernus''   Malflame - Promo 2013   Judecca - 'Awakened by an Eternal Death and Beyond''   ABHORROT ''Sacrificial Incarnations of Perpetual Death''   PERVERTOR ''Into the  Alcoholic Abyss''   NADIR ''A Lasting Dose of Venom''   VESTERIAN ''Anthems for the Coming War Age''   OLD SKULL ''Unholy Ground''   UNCONSECRATED ''Unconsecrated Cemetery / Dark Awakening''   SONS OF FAMINE ''Alcohol and Razor Blades''   IMPERIAL SAVAGERY ''Imperial Savagery''   OBSIDIAN TONGUE -'' A Nest of Ravens in the Throat of Time ''  


 

BlogFacebookLast FmTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions