|

2006 yılında kurulan Old School Thrash Metal Grubu Thrashfire, Ebm Records etiketiyle son albümleri Thrash Burned The Hell 'i piyasaya sürdü ve bu albümle herkesin dikkatini çekmeyi başardılar. Biz de Thrashfire ile konuşma fırsatı bulduk sorularımızı yönelttik
Grubun geçmişinden bahsedelim biraz gerek myspace gerek facebook vb… diğer
platformlarda kabaca bilgiler mevcut ama Türkiye'de Thrash Metal yapma kararına
nasıl ulaştınız? Sizi bu yola iten yüzlerce grubun olduğu muhtemel görüşümdür
fakat Thrash'in popülaritesini yitirdiği dönemlerde bu işe kalkışmak nasıl
ortaya çıktı?
Hepimiz orta okuldan beri metal müzik dinleyen adamlardık. Ankara metal
ortamının küçük olması sebebiyle yolumuz kolay kesişti. Kısacası sokakta
takılırken tanıştık ve grubu kurmaya karar verdik. O dönemlerde hepimizin en
sevdiği tarz thrash'ti. Zaten popüler bir müzik yapmak gibi bir derdimiz
olmadığı için thrash yapmaktan çekinmedik. Çünkü hiçbir zaman önümüzde yüzlerce
kişinin bizi izleyeceği hayaline kapılmadık. Ne istiyorsak, kafamızda ne varsa
onu yaptık.
 Thrash Metal, 30 yılına girdi ve geride bıraktı. İlk zamanlarını adeta at
sırtında geçirdi ve duraklama dönemine girdi ve 2000'li yılların sonlarına doğru
tıpkı 80'lerde ki kadar hızlı (her ne kadar orijinal olmayan gruplar da olsa),
siz yerli ve yabancı müzik severlerin en önemlisi old-school kitlenin ilgisini
çekebileceğinizi düşünüyor musunuz?
2007'de ilk iki bestemiz olan kill the fake god ve silent torture'u
kaydettik. Myspace'de bu şarkılar hiç tahmin etmediğimiz kadar ilgi gördü.
Amerika'da Thrash unlimited isimli radyoda kill the fake god, bir hafta boyunca
en çok dinlenen şarkı oldu. Sanırız insanların ilgisini çektik...
Albüm kayıt süresi ne kadar sürdü, ne kadarlık bir zaman harcadınız bütün bu
işler için, albümü yaparken en yaratıcı en aktif üye hangi üye idi?
Kayıt, mix & mastering dahil olmak üzere 3 aylık zamanımızı aldı.
Toxic trace, Conspiracy, Pollution, Armor column ve Tormentor gibi gruplar
ile aynı plak şirketindesiniz ve hepsi thrash grubu farklı ülkelerden ve hemen
hemen hepsi aynı sounda sahip bi nevi plak şirketine bağlı kalınmış bir durum
söz konusu galiba sanki size sound böle böle olacak diye konuşuldu gibi bu
konuya biraz açıklık getirebilir misiniz yada bu benim yanlış bir düşüncem
midir?
Biz albüm kaydına 2009 yazında girdik ve yaz sonunda elimizdeki 12 şarkıyla
birlikte birçok şirketle irtibata geçmeye başladık ve soundumuz belliydi, EBM
Records'da bunlardan biriydi. EBM Records bünyesinde düşündüğünüz gibi sadece
Thrash değil, Crust/Grind,Punk gibi bir çok tarzda grup bulunduruyordu ve Thrash
is Back konseptiyle çıkarttıkları çok sayıda thrash albümü vardı, bizde buna
dahil olduk, bizi hiç bir şekilde sound konusunda zorlamadılar, zaten öyle bir
durum olsa EBM Records'la çalışmazdık...
Şarkılarınızı nasıl oluşturuyorsunuz? Stüdyoya kapanarak mı evde mi?
Besteler genel olarak evde yapılır, provalarda da şekillendirilir ve şarkı
son halini stüdyoda alır.
Albümde 12 parça var benimde elbet favorilerim var arasında mesela World
Domination, Thrash Burned The Hell ve en önemlisi thrash ruhunu en fazla taşıyan
dinlerken de hissettiren en gaz ve en etkileyici rifflere sahip olan ‘’ Angels
and Drunk Witches ‘’ sizinde kendinizi yaptığınız müziği açıp dinlediğiniz de,
onların içinden yegane olarak seçebileceğiniz parçalar var mı ?
Burak: Benim favorim Revolt çünkü albüm kaydı sırasında 1 hafta içinde
yaptık.
Merter: Dead Collector ve Backstreet Junkies'de ağır varım :D
Onurcan: Dead Collector, Angels and Drunk Witches ve Backstreet Junkies
benim favorilerim.
Can: World Domination, Thrash Burned The Hell ve Kill The Fake God.
Planladığınız tur veya turneler var mı yakın gelecekte? Ve ilk albümü piyasa
sürmenizden dolayı, bir kutlama konseri yapma gibi niyetiniz var mı?
Ankara'da kesin olarak bir albüm tanıtım konseri vereceğiz ama şu an için
diğer şehirler hakkında kesin bir gelişme yok.
Destruction gibi hem Alman hem de parçalayıcı bir grupla sahne almak nasıl
bir duyguydu, o an Destruction siz, sizinse Destruction'ın yerinde olmak gibi
hayallere kapıldınız mı?
Yıllarca dinleyip evde birbirimizi dövdüğümüz şarkıları canlı dinleyip,
Destruction'la aynı sahneyi paylaşmak bizim için efsaneydi. Ayrıca alt grup
çıktığımız İstanbul Artillery konserinde Artillery'nin amfilerini kullanıp
onların bizden daha kötü bir soundda çalmalarına yol açtığımız için
kendilerinden özür dileriz :D o gece de bizim için Destruction konseri kadar
efsanevi bir geceydi.
1980’lerde Doğan ve dönemin en etkili akımına dönüşen Thrash Metal ‘in
Türkiye'deki piyasasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Burak: Bok!
New Wave Of Thrash Metal hakkında neler düşünüyorsunuz, yeni peyda olan
gruplardan sevdikleriniz ve ilham aldıklarınız oldu mu ve bunların içinde en
orijinal materyallere sahip grup şu diyebilir misiniz?
Piyasadaki hareketlenme elbette hoşumuza gidiyor, kötü gruplar oluğu kadar
çok iyi gruplarda var elbet, bizi etkileyen gruplar By War, Toxic Holocoust,
Municipal Waste, Witchburner, Baphomet's Blood, Violator, Fueled By Fire, Gamma
Bomb, Bonded By Blood, Vindicator, Suicidial Angels bunlardan bazıları.
Ankara Metal müzik bakımından Başta İstanbul olmak üzere diğer illerimizi
sollamış durumda , kısaca metal’in kalbi Ankara’da atıyor da diyebiliriz. Siz
nasıl buluyorsunuz oradaki Metal piyasasını?
İstanbul'mu Ankara'mı tartışmaları bizi ilgilendiren durumlar değil,
İstanbul'da da bizim sevdiğimiz, desteklediğimiz bir çok underground grup var o
yüzden "metalin kalbi" kalıbı çok göreceli bir kavram bize göre. Şehir
propagandasında hiç yokuz ama İzmir'in yeri de çok ayrı...!!! :D
Thrashfire ile müzik yapmak hayatınızın neresinde duruyor? Bir hobi mi yoksa
gerçekten uğrunda pek çok şeyi feda edebileceğiniz hedefleriniz var mı? Kaldı ki
biliyorsunuz ülkemizde metal müzik icra etmek, insanlara sunmak uğraşmak oldukça
zor her türlü engeli aşabilecek kadar mücadeleci, bu kadar arkasında duruyor
musunuz yaptığınız işinizin?
5 yıldır bu gruba emek veriyoruz, kendi cebimizden karşılayarak 2 promo cd, 1
albüm çıkarttık, yol parasının bile karşılanmadığı birçok şehir dışı konser
verdik, sadece 2 kişinin izlediği konsere de çıktık, yeri geldi işe gitmedik,
yeri geldi finale vizeye girmedik, bizce pek hobi gibi durmuyor bu açıdan
bakınca...
Peki, genel olarak internet üzerinden forumlar, dergiler, fanzinler veya
webzinler vb.., ülkemizde yeteri kadar metal müziğe destek verildiğine inanıyor
musunuz?
Yüzde 99'u destek verir gibi görünüp aslında bir BOK vermeyen oluşumlar. Grupça dinlemekten hoşlandığınız ,takip ettiğiniz yerli / yabancı gruplar
mevcut mudur?
Solitude, Ehrimen, Burial Invocation, Self Torture, Carnophage, Decaying
Purity, Morbid Angel, Sodom, Kreator, Destruction, Obituary, Motörhead, Agnostic
Front, Toxic Holocoust, Vader, Municipal Waste, Suicidial Tendencies, Sepultura,
Dekapitator, Azer Bülbül, Cengiz Kurtoğlu, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Ahmet
Kaya ve daha nice isimsiz kahramanlar (Manowar'da hiç yokuz) :D
Son olarak eklemek istedikleriniz varsa alalım ?
Thrash, Beer and Violence: Biz bu bokun müptelasıyız!!! :D
|