SÜLFÜR ENSEMBLE 'II'' (26.6.2018)


Kendi İmkanlarıyla Çıkan Kayıt - 2018 - Türkiye

Yeraltını çok iyi bilen kişilerden oluşan Sülfür Ensemble 25 Mayıs 2018’de II (Four Songs About Religions, Hard Rock, Blinding & John Entwistle) albümünü yayımladı. Levent Ersoy, Emre Şahin, Burak Özgüney ve Erdem Çapar dörtlüsü sadece bir albüm kaydetmekle kalmadı, grubun verdiği imajı da tazeledi.

Öncelikle Sülfür Ensemble tutarlı bir grup. İlk EP’de yakalanan sound, ikinci EP’de korunmuş. Kirli gitar riffleri, ayırt edilebilen bas gitar, yırtıcı vokal ve karanlıkta kavgaya çağıran davul seslerini tekrar duymak güzel. Daha da önemlisi yeni parçalarda ilk EP’den ipuçları bulmak keyif verici. Dolayısıyla kayıtların I ve II olarak yayımlanması anlam kazanıyor. Genel çerçeveden bakacak olursak Sülfür’ü mor renkle tanıdık ve alıştık. Bu sefer albüm kapağında mor yerine sarı tercih edilmiş ve ortaya Baphomet koyulmuş. Venom’u iyi bilenler hemen “At War With Satan” albümünü hatırlayacaktır. Grubun yaptığı müzikle de uyuştuğu için kuvvetli bağlar kurabilirsiniz.

Albüm sunumunda parçaların isimleri sırayla “Heaven Prison”, “Sertkaya”, “I Sold Your Soul” ve “Die Like John Entwistle” olarak karşımıza çıkıyor. Her saniyesinin vahşi geçeceği aşikar. Her albümün açılış şarkısı nasılsa dinleyeni kendine bağlar ya da kendinden uzaklaşmasına neden olur. “Heaven Prison”ı ilk dinlediğimde sadece şarkıya odaklandım ve şarkı bitince “Serkaya”ya geçmedim. Birkaç kez üst üste dinlemeyi tercih ettim. Girişteki gitarlar saatli bomba gibi çıldırmak için adeta geri sayım yapıyor. Daha sonra “We see the end for all. Somewhere we don't belong” sözleri ekleniyor. Bu andan sonra ruhunuzu Sülfür’e veriyorsunuz. Hem bu şarkıda hem de “Sertkaya”da Levent Ersoy”un Tony Iommi tarzı tel kullanımını duymamak elde değil. Gelelim “Heaven Prison”ın en can alıcı kısmına: 2:02. Erdem Çapar’ın enstrümanlar sustuğu zaman “Why don’t you save me” diyerek bağırması müthiş bir işçilik. Eğer şarkının bu kısmında Çapar yalnız bırakılmasaydı girişteki gitarların, yavaş tempodaki davulun, etkileyici sözlerin bu kadar etkisi olmazdı. Her şey o an için beraber hareket ediyor. Diğer taraftan şarkı 4 dakikadan uzun ve Sülfür’ün yoğun bir müziği var. 2:02’daki sitem dolu çığlıkta hem enerji depoluyoruz hem de o kısacık arada içimizden “çok iyi be” diyoruz

İlk EP’de “Karaçor” Türkçe sözlü tek parçaydı. Yine bu EP’de de “Sertkaya” ile bir Türkçe şarkıya yer verilmiş. Konserlerde katılım fazla olacaktır. “Sertkaya”nın sözleri Türkçe fakat İngilizce olarak düşündüğünüzde şarkıyı daha keyif alarak dinleyeceksiniz. Dikkatle incelerseniz sözlerde eski rock gruplarının isimleri ve parçaları geçiyor. Nakarat kısmını konserlerde herkesin söyleyeceğinden şüphem yok. “Sertkaya”nın performansları gerçekten de sert geçecektir. Black Sabbath’ın ilk zamanlarında sıkça kullandığı girişi 3:30’da duymak şarkıyı bambaşka bir konuma taşıyor. Tıpkı “Heaven Prison”ın o kısa aralığı gibi diyebilirim. Ama daha uzunu. Şarkılar içinde böyle dokunuşlar yapmak ve göndermeler kullanmak baştan sona dinlenebilirliği sağlıyor.

“I Sould Your Soul” EP’nin üçüncü şarkısı. Düşündüren, merak ettiren ismi var. İlk iki şarkıda yoğun müziğin vokalle beraber aralıksız devam etmesi yorucu oluyor. Sonlara doğru farklılaşması şarkıyı kurtarmış. Sözleri de tanıdık bir hikâyeyi sahneliyor. Bu arada EP’nin en uzun şarkısı olduğunu da belirtelim. Parçayı bitirdiğinizde “Heaven Prison”da verdiğiniz ruhu geri alma şansınız yok, ona göre…

Sülfür Ensemble kayıtlarında ünlü isimleri ağırlamayı seviyor. İlk EP’de Marilyn Monroe’ya yazılan sözler vardı. İkinci EP’de The Who, Led Zeppelin, Ringo Starr gibi gruplarla çalışan John Entwistle’ı anıyoruz. John’un ölümü son derece “rock and roll” ve bu ölümlere gösterilen ilk örneklerdendir. “Die Like John Enstwistle” bir yandan hayatı sorgulatırken, diğer yandan da yüzünüzde hafif bir gülümseme bırakıyor.
Toparlayacak olursam, Sülfür Ensemble’ın ikinci EP’si beklentimi aşan düzeyde. Grubun 8 bestesi var ve bunları müzikal olarak birbirinden ayırmak zor. Aynı düşüncede hareket edilmiş ama yapılan küçük dokunuşlar büyük farklılık yaratmış. Yeraltından kirli ve karanlık saçan notalar duymak isteyenleri memnun edecektir

8/10

Yazar: Mehmet Emre Gökgöz
  • Currently 2.9/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Mevcut puan: 2.9/5 (Toplam 29 oy)


 




SOULFLY ''Ritual''   UNDOER ''Survival Is A Myth''   PHRENELITH ''Ornamented Dead Eyes''   MASTER ''Vindictive Miscreant''   INTESTINE AUTOPSY ''Parasitic Fertilization of Criminal Slamology   REVOCATION ''The Outer Ones''   HYPERDONTIA ''Nexus of Teeth''   CARNATION ''Chapel of Abhorrence''   KRISIUN ''Scourge of the Enthroned''   OHOL YEG/KARANLIK split'' We Despise the Crescent''   CEMETERY URN ''Barbaric Retribition''   DEICIDE ''Overtures of Blasphemy''   DIMMU BORGIR ''Eonian''   GRAVEYARD ''Opus V''   MONSTROSITY '' The Passage of Existence''   IMMORTAL ''Northern Chaos Gods''   BURIAL INVOCATION ''Abiogenesis''   URFAUST ''The Constellatory Practice''   SAPIK İNEK ''Sarcastic Hedon Generation''   AMRAS NUMENESSE ''Venomous Twilight''   WHIRLPOOL ''Dimensional Aevum''  


 

FacebookTwitterRssSitemize Link VerinİletişimBaşa Dön
Contents - Czell Labs&Solutions